Ameliyatsız Gençleşme Yöntemi

Ruh gıdası ile beslenen bedenlerin cerrahi müdahaleye gerek duyulmadan iyileşme gösterdiği yönündeki deneylerle ameliyatsız gençleşme yöntemi konusunda bilgi veren TuvART yazarı Elif Sözer, ilgi çekici bulgularla bizi makalesinde buluşturuyor.


dans, tango

TuvART Yazar : Elif Sözer


UNUTUN!


Bildiklerinizi uuu-nuuu-tuuunn!


An itibarıyla ameliyatsız, mezoterapisiz, PRP’siz 20 yaş gençleşmenin sırrını açıklıyorum size!


Fransız askısı da neymiş. Bu yöntemle zamanı askıya alacaksınız. Crystalys dolgu da neymiş, elmas gibi parlayacaksınız. Hatta hop hop hoplayacak zıp zıp zıplayacaksınız. Vallahi, ciddiyim. 😊


Hemen açıklıyorum. Sıkı durun 😊


20 yaş gençleştiren yöntemin adı: Saat Yönünün Tersine Deneyi.

Mekânsal tetikleyicilerin insan davranışları, hatta sağlık üzerindeki etkisine dair yapılan en güzel çalışmalardan biri olan “Saat Yönünün Tersine Deneyi”nin ne olduğuna bir bakalım.


1981 yılında Harward psikoloji profesörü Ellen Langer bir grup yaşlıyla New England’lı eski bir Hampshire manastırında yaptığı deneyi anlatmaktadır. Deneklerin hepsi 70’lerinde ya da 80’lerinin başlarında olan ve hayatları boyunca birçok fiziksel sıkıntı yaşamış yaşlı erkeklerdi.


Manastırdan içeri girdiklerinde onları gençlik yıllarına yani 1959 yılına döndürecek bir sahne ile karşılaştılar. Nat King Cole ve Perry Como’nun şarkısı antika bir radyodan çalınıyordu.


Siyah beyaz bir televizyonda bir varyete şovu ve 1959’a ait bir reklam yayınlanıyordu.


Mekânda hiç ayna yoktu. Yaşlıların yalnız o tarihlerdeki anılarının canlandırılması değil, mümkün olduğunca yirmi yıl önceki yaşlarına geri dönmeleri hedeflenmişti. Yani kendilerinden 1959 yılında yaşadıkları anıları şimdiki zamanda görerek anlatmaları istendi.



mum, mumluk, sehpa


Bir hafta sonra aynı deney yine aynı yaşlarda bir başka denek grubuna uygulandı. Bu gruptan gençlik anılarını o zamandaki kimliklerine bürünerek değil de sadece yaşadıklarını düşünüp nostaljik bir anı olarak anlatmaları istendi.


Her iki denek grubuna deney başlamadan önce görme, işitme, anımsama ve esneklik gibi unsurları içeren yaşam belirtileri testleri yapılmıştı.


Beş gün sonra iki erkek denek grubunun yaşam belirtileri tekrar test edildi.


İncelenen her örnekte deneğin duruşunda ve yürüyüşünde belli bir düzelme gözlendi. Özellikle görme ve işitme duyularının daha iyi çalıştığı fark edildi. Fiziksel anlamda her iki grup da daha çevik ve esnek hale geldi.


Hatta IQ testleri bile daha yüksek çıktı.

Ama 1959 yılında oldukları yaşlardaymış gibi davranmaları istenilen grupta, sadece anılarını anlatan gruba göre belirgin oranda bir düzelme ve gelişme görüldü. Langer’ın New York Times’e açıkladığı üzere, bu adamlar zihinlerini geçmiş bir zamana göndermişler ve bedenleri de onların peşinden gitmişti.


New York Times’in deyişiyle bu psikolojik müdahale parlak akademik kariyeri boyunca yaşlıların sağlıklarının düzelmesi için zihinlerini ve bedenlerini kendisini iyileştirmeye ikna edecek bir tetikleyiciye ihtiyaçlarının olduğuna inanan Langer’in eseriydi.


Böyle bir deneyin pratikte nasıl uygulanabileceğine dair bir çalışmayı Pazar araştırmacısı Martin Lindstrom, 2000’lerin başlarında SAGA adlı projede gerçekleştirmiştir.


Saga, İngiltere’de 50 yaşın üzerindeki emekli erkek ve kadınları kapsayan bir dernektir.

Saga, Martin Lindstrom’dan bir Cruise gemisi için yolcuların kendilerini evlerinde hissetmeleri amacıyla yaşlı nüfusu tanıma ve anlamalarına yardımcı olmalarını istedi.


Lindstrom, yolcularla gençliklerini yaşadıkları dönem arasında mümkün olan en güçlü bağı kurmak amacıyla, kamaraları bu yaşlı insanların 1950’li ve 1960’lı yıllarda içinde yaşadıkları evlerin mobilyası ile donatmaya, o döneme ait müzik, renk, ev aletleri ve oyun alanlarını tasarıma katmaya karar verdi.


Bu arada 30’lu 40’lı yaşlardaki gemi tasarımcılarından 24 saatliğine 75-80 yaşlarında biri gibi hissetmelerini istedi.


Bunun için üzerlerine itfaiye giysisine benzeyen ağır kıyafetler giymelerini, çevikliklerini azaltmak için ayakkabılarına alüminyum ağırlıklar bağlamalarını, uzak görüşlerini bulanıklaştıran gözlükler ve iyi duymalarını önleyen kulaklıklar takmalarını, ayrıca asansör düğmelerine basınca parmaklarındaki hissin azalma etkisini anlamaları için kalın eldivenler giymelerini istedi. Bu algılar ve deneyimler ile birlikte Saga Saphire’nin tasarımı gerçekleştirildi.


Saphire son derece başarılı oldu. Lindstrom bu deneyimi "Mümkünse kendinizi başkalarının yerine koymanın önemini gösterdi.” şeklinde yorumluyor.


Ez cümle, -girizgahta belirttiğim gibi- ille de gençleşmek için öyle pahalı yöntemlere gerek yok.


Açın eskilerden bir şarkı, alın elinize sayfalarının arasında kurutulmuş bir çiçek olan kitap ve başlayın zamanda yolculuğa.


Zihninizin gittiği yere bedeniniz de gidecektir.


3 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Sen, Sen Ol!