Biden ve Şi Anlaştı

Biden-Şi zirvesinde iki lider, gerginliklerin yatıştırılması konusunda anlaştı. Görüşme, Tayvan konusunda bir çözüme katkıda bulunmazken Çin Devlet Başkanı Amerikalıları ‘ateşle oynamamaları’ konusunda uyardı.


 Biden’ın ofisinden bir kare (AFP)
Biden’ın ofisinden bir kare (AFP)

ABD ve Çin arasında çevrimiçi düzenlenen zirve Pazartesi akşamı gerçekleşti. Zirvede gerginliklerin yatıştırılması ve iki ülke arasında bir soğuk savaşın patlak vermesinden kaçınılması hedeflendi. Washington ve Pekin arasındaki ilişkilerin önemine dikkat çekilen zirvede, stratejik riskler dosyasıyla ilgili bir seviyeye kadar uzlaşıya varılsa da daha ziyade iş birliğini geliştirmeye yönelik anlaşmaya varıldı. Yazılı bir anlaşma ise yayınlanmadı. Özellikle Tayvan sorunu, Çin'in insan hakları sicili, Güney Çin Denizi'ndeki askeri yığınağı, ticari ilişkiler, gümrük tarifesi meselesi ve fikri mülkiyet haklarının korunması gibi konulardaki tartışmalarda ilerleme kaydedilemedi.


Analistler, görüşmelerin Biden yönetiminin gerilimi sınırlama şansının azalabileceğine dair derin endişesini yansıttığını, bu nedenle ABD’nin Çin ile şiddetli bir rekabet içindeyken bile (gönülsüz de olsa) bir çatışmaya sürüklenmekten kaçınmaya çalıştığını belirttiler. Çatışmama ve çatışmaya girmeme, ABD yönetiminin ulaşmak istediği en düşük hedeftir. Beyaz Saray yetkilileri, zirvenin, ABD ile Çin arasındaki ilişkilerde bir ilerleme kaydedilmesini sağlayamasa da bu ilişkileri daha az düşmanlıkla yönetme ve çatışmaya kaymasını önleme yolunda önemli bir adım olduğunu düşünüyorlar. Aynı yetkililer, zirvenin sonuçlarıyla ilgili beklentilerin yüksek olmaması için tekrarlanan açıklamalarla zirvenin gerçekleşmesini beklediler ve gazetecilere, toplantının belirli bir sonuç sunmaktan ziyade iki lider arasında iletişim kanalları açmayı hedeflediğini söylediler.


ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, iki güç arasındaki rekabetin çatışmaya dönüşmemesi için ABD'nin Çin ile ilişkilerinin çeşitli düzeylerde yoğunlaştırılacağını söyledi. Sullivan, Salı günü çevrimiçi düzenlenen bir konferansta, “Bu rekabetin etrafında, çatışmaya dönüşmemesi için koruyucu bariyerler oluşturmak amacıyla birçok düzeyde iletişimin yoğunlaştığını göreceksiniz” dedi.


Zirvenin başlangıcındaki Biden ve Şi - çevirmenler aracılığıyla - üç buçuk saatlik video konferansta dostane sözler söylerken karşılıklı olarak uzlaştırıcı ifadeler kullandılar. Beyaz Saray’daki Roosevelt Odası’nda bir masada oturan Biden, açılış konuşmasında şunları söyledi: “İki ülke arasındaki rekabetin ister kasıtlı ister kasıtsız olsun bir çatışmaya dönüşmemesi, Çin ve ABD liderleri olarak bizim sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum.”


Çin Devlet Başkanı Şi ise Biden'ı ‘eski bir dost’ olarak tanımladı ve iki ülkenin ‘iletişim ve iş birliğini artırması’ gerektiğini söyledi. Pekin'de yer alan Büyük Halk Salonu’ndaki bir odadan zirveye katılan Şi, “Çin ve ABD birbirlerine saygı duymalı, barış içinde bir arada yaşamalı ve kazan-kazan şeklinde bir iş birliği arayışında olmalı” ifadelerini kullandı.


Beyaz Saray’ın zirveyle ilgili değerlendirmesine göre Biden, Çin ile ‘stratejik risk yönetiminin önemini’ vurguladı ve rekabetin çatışmaya dönüşmemesi ve iletişim hatlarının açık tutulması için bir koruma bariyeri oluşturulması gerektiğini belirtti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Biden'ın, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Sincan Özerk Bölgesi, Tibet ve Hong Kong'daki uygulamalarıyla ilgili endişelerini dile getirdiği ve ayrıca Amerikan işçileri ve sanayisini, Çin'in adil olmayan ticari ve ekonomik politikalarından korumak gerektiği konusunda da açık bir tutum sergilediği aktarıldı. Açıklamaya göre Biden, Hint-Pasifik bölgesinin önemini özgür ve açık bir şekilde tartışırken bölgenin refahı için seyrüsefer özgürlüğü ve güvenli hava sahasının önemini vurguladı. Açıklamada, Biden ve Şi’nin Kuzey Kore, Afganistan ve İran dahil bölgesel zorluklara değindikleri ifade edildi.


Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, zirvede büyük bir yer kaplamış gibi görünen Tayvan konusunda ise Biden'ın ABD'nin ‘tek Çin’ politikasını desteklemeye devam ettiğini yinelediği, aynı zamanda ABD'nin Tayvan Boğazı'nda barışı ve istikrarı zedeleme ve statü değiştirme yönündeki tek taraflı girişimlere karşı çıkacağını belirttiği kaydedildi. Öte yandan Çin basınına göre Başkan Şi, Biden'ı ‘Tayvan'ı bağımsızlık için teşvik etmek ateşle oynamak olur' diyerek uyardı.


Çin'in resmi haber ajansı Xinhua Haber Ajansı’na göre Şi, “Bu eğilim, çok tehlikeli ve ateşle oynamak gibi. Bu ateş onunla oynayanları yakacaktır” dedi.


Açıklamalarda, ‘bazı stratejik konuların’ da ele alındığının belirtilmesi, zirvenin her iki ülkenin de nükleer stratejilerini kapsadığı şeklinde yorumlanabilir. İki ülkeyi bir araya getiren ortak paydanın, esas olarak ABD ve Çin'in iklim krizi alanındaki önemli rolü ve enerji arzına yönelik tedbirlerin alınmasının önemi olduğu görüldü. Ticaret, zirvede baskın bir konu değildi. Ancak Başkan Biden, Çinli mevkidaşına Pekin’in önceki ABD yönetimi arasında imzalanan ‘birinci aşama’ anlaşmasına uyması gerektiğini söyledi. Çin, bu anlaşma kapsamında ABD’den 200 milyar dolar değerinde ek mal ve hizmet satın alma taahhüdünü yerine getirmediği biliniyor.


Çinli yetkililer, Şi'nin Biden'a konuyu siyasileştirmemenin önemli olduğunu söylediğini aktardılar. Çin basınına göre Şi, ABD yönetiminin Huawei gibi Çinli teknoloji şirketlerine uyguladığı kısıtlamalara işaret ederek, ABD'nin ulusal güvenlik kavramını aşırı kullanmasına ve Çinli şirketleri baskı altına almasına karşı bir uyarıda bulundu.


Washington’ın eski Başkan Donald Trump yönetimi sırasında Çin’e karşı uyguladığı tarifeleri hafifletebileceğine dair hiçbir belirti yoktu. Zirvenin ardından ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili, zirveyi ‘saygılı, doğrudan ve açık’ olarak niteleyerek, “Zirve, ABD ve Çin arasındaki rekabeti sorumlu bir şekilde yönetmenin yollarını ve bu rekabetin çatışmaya dönüşmesini engellemenin yollarını bulmaya yönelikti” şeklinde konuştu. Zirvede önemli bir gelişme olmasa da iki liderin görüşmüş olması önem taşıyordu. Biden, ABD’nin Çin'in Sincan Özerk Bölgesi, Tibet ve Hong Kong'daki uygulamaları ve daha geniş anlamda insan hakları konusundaki endişelerini açıkça dile getirirken iki liderin dünya ile ilgili farklı görüşleri olduğunun ortada olduğunu kaydetti.


ABD yönetiminden yetkili, görüşmelerde Çin'in son süpersonik füze denemesinin tartışılıp tartışılmadığına dair açıklama yapmaktan kaçındı. Yetkili, görüşme sırasında ne Pekin Kış Olimpiyatları'nın ne de daha geniş vize konularının gündeme getirilmediğini söyledi. Biden yönetiminin Pekin Kış Olimpiyatları'na üst düzey bir yetkili gönderip göndermeyeceğine henüz karar vermediği biliniyor. Ancak Çinli yetkililer, Şi'nin ABD'li iş insanlarının Çin'e seyahatini kolaylaştıran ‘hızlı yolu’ güncellemeyi kabul ettiğini açıkladılar.


Çin'in devlet destekli Global Times gazetesi, zirvenin ABD ve Çin arasındaki ilişkilere ‘netlik kazandırdığı’ değerlendirmesinde bulundu. Çin Devlet Başkanı Şi’nin Çin-ABD ilişkileri için 3 ilke ve 4 öncelik alanı belirlediğini kaydeden gazete, bu ilkeleri ülkelerin, birbirlerinin sosyal sistemlerine ve kalkınma yollarına, birbirlerinin temel çıkarlarına ve temel kaygılarına ve birbirlerinin kalkınma haklarına saygı göstermeleri olarak sıraladı. Gazete, Washington ve Pekin'e eşit davranmanın, anlaşmazlıkları kontrol altında tutmanın ve farklılıkları korurken ortak bir zemin aramanın önemini vurguladı. Diğer iki ilke olarak ise gazete, barış içinde bir arada yaşama ve kazan-kazan şeklindeki bir iş birliğine işaret etti.


Kaynak : Şarkul Avsat

5 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör