İstanbul Sözleşmesi Fesih Süreci ve Tam Metni

Ahmet Davutoğlu'nun Dışişleri Bakanı olarak görev yaptığı dönemde, bakanlıkça hazırlanan ve dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan takdimi ile meclise sunulan İstanbul Sözleşmesinin tam metnini, TBMM Nüshası ve Council of Europe nüshasını bu haberimizde bulabilirsiniz.



İLGİLİ SÖZLEŞMEYİ İMZALAYAN ÜLKELER ve UYGULAMA DURUMLARI :

Arnavutluk, Andorra, Avusturya, Belçika, Bosna Hersek, Hırvatistan, Kıbrıs, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Gürcistan, Almanya, Yunanistan, İzlanda, İtalya, Lüksemburg, Malta, Monako, Karadağ, Kuzey Makedonya, Norveç, Polonya, Romanya, San Mario, Sırbistan, Slovenya, İspanya, İsveç, İsviçre.


İstanbul'da imzalanan ve bu sebeple "İstanbul Sözleşmesi" olarak bilinen "Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi", ilk olarak 1 Ağustos 2014 tarihinde 11 ülkede yürürlüğe girdi.


Sözleşmenin en erken yürürlüğe girdiği ülkelerin başında Türkiye geliyordu. Diğer yandan Arnavutluk, Andorra, Avusturya, Bosna Hersek, Danimarka, İtalya, Karadağ, Portekiz, Sırbistan, İspanya Türkiye'den sonra ilk uygulamaya geçen ülkeler oldu.


Avrupa Birliği ise sözleşmeyi 13 Haziran 2017 tarihinde imzaladı.



TÜRKİYE İLK KABUL EDEN VE İLK TERK EDEN ÜLKE OLDU


Bu haberimizde meclis tutanaklarını olduğu gibi bulabilirsiniz.

Aynı zamanda belirginleştirilmiş siyah harfler ve kırmızı renkli olarak bazı bölümlerin ucu açık yapısı okurlar tarafından tartışmalar sırasında üzerinde düşünülmesi üzere TuvART haber tarafından belirtilmiştir.


Keza rapor, Meclise tümüyle kadın - erkek eşitliği çerçevesinde sunulmuş olup sözleşmenin aslı meclis kayıtlarına alınmamıştır.


Aynı zamanda ucu açık ifadelerin nerelere gideceği, ne türlü sonuçlara ve yeni sorunlara yol açabileceği meclise sunulan raporlarda düşünülmediği görülmektedir.


1966 Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmeye de dayandırılan bu sözleşmenin, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1934 kabulleri ile ne gibi kıyaslar içerdiğinin de incelenip incelenmediği, meclise sunulan raporlardan anlaşılmamaktadır. Arada 32 yıl fark bulunan kanunların incelenmesi de bu raporlarda incelenmiş olmalı ve bizde bulunan kadın, erkek, çocuk hak ve özgürlüklerinde eksik yönler ispat edilmiş olması ve bu gerekçe ile kabul edildiği ifade edilmiş olmalıydı.


Üstelik Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre tüm vatandaşlar yasalar karşısında eşittir, kabulü çerçevesinde bu sözleşmenin incelenmesi de ayrıca gerekliydi. Türkiye Cumhuriyeti'nin mevcut yasalarının uygulanmıyor oluşunun harici sözleşmelerle neden uygulanmaya çalışıldığına dair de gerekçeler, meclise sunulan gerekçede açıklanması zaruri olan bir diğer husustur.


Diğer yandan sözleşmeyi imzalayan ülkelerden biri olan Yunanistan'ın mülteci kadın ve çocuklara yönelik uyguladığı şiddete yönelik sözleşmede adı geçen tazminat konusundaki yükümlülükleri neden sözleşmeyi hazırlayan konsey tarafından sorgulanmamış ve bahsi geçen yaptırım Yunanistan'a uygulanmamıştır, incelemesinin kim tarafından yapılabileceğine dair kontrol, sözleşmede belirtildiği gibi herhangi üye ülke tarafından bu durum, bu sözleşme nezdinde 7. bölümde madde 61'de "Geri Dönmeme" başlığında belirtilmesine rağmen gündeme getirilmemiştir. 9. Bölümdeki Usuller başlıklı maddedeki GREVIO birimi de aynı şekilde bir inceleme başlatmamıştır. Yani sözleşmeyi imzalayıp uygulamayan ülkelerin durumu yükümlülük ve tazminat miktarı konusunda netleştirilmemiş ve daha birçok ucu açık, şüpheli, nereyi işaret ettiği anlaşılmayan konular, bu içerikte mevcuttur.


TuvART Haber, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının cinsiyet ayırt edilmeksizin tüm haklarının çocuklarla eşit değer ve yargılarla güçlendirilmesi yanlısı olup bu sözleşmeden alınacak önerileri desteklemekte, ucu açık kısımlara karşı tavrı ret tavrını olduğu günden bu yana belirtmiştir.


Sözleşmenin Feshi, maddeler arasında son bölümlerde şu şekilde belirtilmiştir.


Madde 80 – Sözleşmenin feshi

1- Taraflardan herhangi biri, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine yapacağı bir bildirimle, herhangi bir zaman bu Sözleşmeyi feshedebilir.


2 -Sözleşmenin feshi, konuya ilişkin bildirimin Genel Sekretere ulaştırıldığı tarihten itibaren üç aylık sürenin bitimini izleyen ayın birinci gününde yürürlüğe girecektir.


2011 yılında dönemin hükümeti, ilgili sözleşmeyi bu eksikliklerle meclise sunmak için şu gerekçeyi göstermiştir ve gerekçe, bu şekliyle meclis kayıtlarına işlenmişti.



İSTANBUL SÖZLEŞMESİ MECLİSE SUNUM GEREKÇESİ


Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul'da düzenlenen Avrupa Konseyi 121. Bakanlar Komitesi Toplantısında ülkemiz adına Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından imzalanmıştır.


Uluslararası alanda kadına yönelik ve aile içi şiddetle ilgili ilk bağlayıcı belge olan söz konusu Sözleşmenin, Avrupa Konseyi Kadına Karşı Şiddet ve Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Önleme Geçici Komitesi bünyesinde hazırlanması ve sonuçlandırılmasında ülkemiz öncü bir rol oynamıştır.


Sözleşmenin, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Dönem Başkanlığımız sırasında imzaya açılması ve ülkemiz tarafından imzalanmış olması da ayrıca sembolik bir önem taşımaktadır. Sözleşme çerçevesinde kadına yönelik ve aile içi şiddetle mücadele alanında öngörülen düzenlemeler arasında, devlet kurumlarının ve görevlilerinin kadına karşı şiddet uygulanmamasını sağlaması; kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi, cezalandırılması ve tazmin edilmesine yönelik mevzuat düzenlemelerinin yapılması; ulusal düzeyde veri toplanmasından ve eş güdümden sorumlu bir resmi kurumun tespit edilmesi bulunmaktadır.


Bunun yanı sıra Sözleşmenin uygulanmasını izlemek üzere bir uluslararası izleme mekanizmasının oluşturulması (GREVIO - Kadına Karşı Şiddet ve Aile İçi Şiddetle Mücadele Uzmanlar Grubu); ulusal düzeyde toplanan verilerin GREVIO ile paylaşılması; Sözleşmenin uygulanma durumu hakkında GREVIO'ya rapor sunulması ve GREVIO ziyaretlerinin kabul edilmesi öngörülmektedir.


Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ne taraf olunmasının ülkemize ilave bir yük getirmeyeceği ve ülkemizin gelişen uluslararası saygınlığına olumlu katkıda bulunacağı değerlendirilmektedir.


İstanbul Sözleşmesinin TBMM Nüshasını bu dosyadan inceleyebilirsiniz.

istanbul-sozlesmesi-tbmm-nushasi
.pdf
Download PDF • 9.78MB

İstanbul Sözleşmesinin Council of Europe Nüshasını bu dosyadan inceleyebilirsiniz.

istanbul-sozlesmesi-council-of-europe-nu
.
Download • 277KB


Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Raporu


Başkanlığını Azize Sibel Gönül'ün yaptığı ve Binnaz Toprak, Öznur Çalık Başkanvekilliğince ilgili komisyonun hazırladığı rapor da meclis kayıtlarına işlendi. Kayıtlara geçen rapor metninin tamamı şu şekilde:



TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA


Dışişleri Bakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan 1/510 esas numaralı "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı" Başkanlık tarafından 18 Kasım 2011 tarihinde tali komisyon olarak Komisyonumuza, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna, esas komisyon olarak Dışişleri Komisyonuna sevk edilmiştir. Tasarı, Komisyonumuzun 22 Kasım 2011 tarihli toplantısında, Dışişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü temsilcilerinin katılımıyla incelenip görüşülmüştür.


Ülkemizde çok önemli bir gündem maddesi olan kadına yönelik şiddet ile ilgili alınması gereken acil önlemler sırayla alınmaktadır. Bu önlemlerin en başında geleni ise kadına yönelik şiddet konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde en kapsamlı metinlerden biri olan ve İstanbul'da imzalanması sebebiyle "İstanbul Sözleşmesi" olarak da anılan bu sözleşmenin imzalanmasıdır. Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul'da imzalanmıştır. Sadece ülkemizin değil tüm dünyadaki kadınların ve aile içi bireylerin ortak sorunu olan kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet konusunda hazırlanmış bu ayrıntılı sözleşme ile birçok uluslararası sözleşmeye de atıflar yapılarak ayrıntılı düzenlemeler getirilmiştir.


Uluslararası alanda kadına yönelik şiddetle ilgili ilk bağlayıcı belge olan söz konusu sözleşme ile kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi, cezalandırılması ve tazminine yönelik mevzuat düzenlemelerinin yapılması, ulusal düzeyde veri toplanması ve eş güdümden sorumlu resmi bir kurumun belirlenmesi hususları düzenlenmiştir. Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet konusunda yaşanan gelişmelerin izlenebilmesi ve denetlenebilmesi için bir uluslararası izleme komitesinin kurulması sözleşmenin getirdiği en önemli yeniliklerden bir tanesidir.


Sözleşmenin amacı, kapsamı ayrıntılı bir şekilde tanımlandıktan sonra toplumsal cinsiyete duyarlı politikalar geliştirilmesi, farkındalığın arttırılması, önleyici müdahale ve tedavi programları ile koruma ve destek hizmetleri ile özel sektör ve medyanın rolü sözleşmede ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.


Bununla birlikte sözleşmeyi imzalayan devletlerin yükümlülükleri ve çeşitli şiddet şekillerinin ayrıntılı olarak düzenlendiği sözleşme ülkemizde kadına yönelik şiddetin ve aile içi şiddetin önlenebilmesi için önemli bir adım niteliğindedir.


Tasarı, Komisyonumuza tali olarak havale edilmiş olduğundan, İçtüzüğün 23 üncü maddesi uyarınca tasarının geneli üzerinde görüşme yapılmasına karar verilmiştir. Komisyonumuz, geneli üzerinde yürüttüğü çalışmalar neticesinde toplantıya katılan milletvekillerinin oybirliği ile tasarıyı aynen kabul etmiş ve tasarının esas komisyona bildirilmesine karar vermiştir.


Raporumuz, Esas Komisyon olan Dışişleri Komisyonuna gönderilmek üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile arz olunur.

Başkan Azize Sibel Gönül

Başkanvekili Binnaz Toprak

Başkanvekili Öznur Çalık

Sözcü Tülay Kaynarca

Kâtip Mesut Dedeoğlu

Üyeler

Fatma Salman Kotan

Mehmet Kerim Yıldız

Gökçen Özdoğan Enç

Canan Candemir Çelik

Nurcan Dalbudak

Kemalettin Aydın

Sabahat Akkiray

Alev Dedegil

Sedef Küçük

Gönül Bekin Şahkulubey

Dilek Yüksel

Safiye Seymenoğlu



Dışişleri Komisyonu Raporu


Başkanlığını Volkan Bozkır'ın yaptığı Dışişleri Bakanlığı Komisyonunun sunduğu rapor da Meclis kayıtlarına geçmiştir. İlgili rapor tam metin olarak şu şekildedir:


Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanarak Bakanlar Kurulunca 11/11/2011 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan ve Başkanlıkça 18/11/2011 tarihinde tali komisyon olarak Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu ile Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonuna, esas komisyon olarak da Komisyonumuza havale edilen "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı" Komisyonumuzun 23/11/2011 tarihli 10 uncu toplantısında Komisyon üyelerimiz, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sn. Fatma Şahin, Komisyonumuzun üyesi olmayan Ankara Milletvekili Sn. Ayşe Gülsün Bilgehan, İstanbul Milletvekili Sn. Şafak Pavey, İstanbul Milletvekili Sn. Binnaz Toprak, İzmir Milletvekili Sn. Hülya Güven, Tekirdağ Milletvekili Sn. Candan Yüceer, Uşak Milletvekili Sn. Dilek Akagün Yılmaz ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı temsilcilerinin de katılımlarıyla görüşülmüştür.



Komisyonumuza havale edilen metinler incelendiğinde, Avrupa Konseyi Kadına Karşı Şiddet ve Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Önleme Geçici Komitesi bünyesinde hazırlanan, Ülkemizin Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Dönem Başkanlığı sırasında imzaya açılan ve Ülkemiz adına 11 Mayıs 2011 tarihinde imzalanan Sözleşmenin, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi, cezalandırılması ve tazmin edilmesi amacıyla hazırlandığı ve uluslararası alanda kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle ilgili ilk bağlayıcı belge olduğu anlaşılmaktadır.


Komisyonumuzda Tasarının tümü üzerinde yapılan görüşmelerde, Komisyon üyelerimiz ve Komisyon toplantısına katılan diğer milletvekilleri tarafından;


- Sözleşmenin, Anayasanın 90 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca temel hak ve özgürlüklere ilişkin bir metin olduğu ve onay sürecinin geciktirilmeden tamamlanması gerektiği, bununla birlikte, hukuki düzenlemelerin kadına yönelik şiddeti önlemede yeterli olamayacağı ve uygulamada özellikle yargı makamları ve kolluk kuvvetleri tarafından konuyla ilgili gereken hassasiyetin gösterilmesi gerektiği,


- Sözleşmenin çekince konulmadan imzalanmasının son derece olumlu karşılandığı,


- Kadına yönelik şiddetin yakın zamanlarda artmasının üzüntü verici olduğu,


- Kadına yönelik şiddetin özellikle erkek egemen düşünceden kaynaklandığı ve kadına yönelik şiddete sebep olan düşünce yapısına yönelik tedbirlerin toplumsal hayatın her alanında alınmasının gerekli olduğu, bu anlamda, en başta eğitim sisteminde düzenlemelerin yapılması gerektiği


vurgulanmıştır.


Komisyon üyeleri ile Komisyon toplantısına katılan diğer milletvekillerinin; erkek egemen anlayışın ortadan kaldırılması konusunda uygulanacak politikalar; iç hukukun Sözleşme hükümlerine uygun hale getirilmesi için yapılan hazırlıklar; istihdamda kadınlara yapılabilecek ayrımcılığın ortadan kaldırılması için gerçekleştirilen çalışmalar konularındaki sorularına yanıt olarak ve Tasarının sunuşu kapsamında Hükümet Temsilcisi sıfatıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sn. Fatma Şahin tarafından;


- Modern hayatın önemli sorunlarından biri olan ve niteliği itibariyle insan hakları, sağlık ve iç güvenlik meselesi olarak görülen kadına yönelik şiddetin aşılabilmesi için ataerkil zihniyetin dönüşüme uğratılması gerektiği ve kadınlara yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin girişimlerin erkeklerin düşünce dünyasına girmesi konusunda gerekli çalışmaların devam ettiği,


- Kadınların haklarının korunması ve kadına karşı şiddetin önlenebilmesi için kadının birey olarak güçlendirilmesi gerektiği ve bunun eğitim alanında gerçekleştirilecek çalışmalar ve kadınların ekonomik bakımdan yeterli hale getirilmesiyle mümkün olabileceği, bu anlamda, sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içinde ilköğretim aşaması bakımından önemli gelişmeler sağlandığı, bu gelişmelerin orta ve yüksek öğrenim çağındaki kadınlara da yayılması için gerekli çalışmaların sürdürüldüğü, istihdamda kadınların oranının artırılmaya çalışıldığı,


- Kadına yönelik şiddetin 2008 senesinden sonra özel bir biçimde kayıt altına alınmaya başlandığı ve kadına yönelik şiddette gerçek bir artış olup olmadığının ancak 2008 ve sonraki senelerdeki verilerin karşılaştırılması neticesinde anlaşılabileceği,


- Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadınlara pozitif ayrımcılık konusunda Ülkemizde son yıllarda gerek hukuki düzenlemeler gerekse uygulama bakımından önemli gelişmeler kaydedildiği ve bu yöndeki çalışmaların devam ettiği,


- Kadına yönelik şiddetin önlenmesi bakımından üzerinde durulması gereken temel noktanın koruyucu ve önleyici tedbirlerin yaşamın bir parçası haline getirilmesi olduğu, bu anlamda, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme konusunda Sözleşmenin koruyucu ve önleyici tedbirlerle ilgili hükümler içerdiği ve kamu kurumlarına düşen görevler bakımından düzenlemeler öngördüğü, koruma ve önlemede başarısız olunması halinde uygulanması gereken yaptırımlar konusuna da Sözleşmede yer verildiği,


- Sözleşmenin yürürlüğe girmesiyle tüm sorunların kendiliğinden çözülemeyeceği fakat Sözleşmenin konuyla ilgili hukuki altyapıyı güçlendirecek önemli bir metin olduğu,


- Sözleşmenin hazırlanması aşamasında Ülkemizin pozisyonu belirlenmeden önce konuyla ilgili sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine başvurulduğu ve bu görüşlere gereken önemin verildiği,


- Sözleşmenin, 78 ve 79 uncu maddeleri uyarınca çekince konmaya müsait olmasına rağmen Ülkemiz adına çekince konulmadan imzalandığı ve böylece Ülkemizin Sözleşme hükümleri ile tam uyum sağlama isteğine işaret edildiği,


- Sözleşmeyi imzalayan ilk ülkenin Türkiye olduğu ve onay sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanarak Sözleşmeyi onaylayan ilk ülkenin de Türkiye olmasının arzu edildiği,


- İç hukukun Sözleşme hükümleri ile uyumunu sağlamak amacıyla gerekli hazırlıkların hızlı bir şekilde sürdürüldüğü ve bu anlamda bir kanun tasarısı taslağına yönelik çalışmaların devam ettiği


ifade edilmiştir.


Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerin ardından Tasarı ve gerekçesi Komisyonumuzca benimsenerek oy birliği ile maddelerin görüşülmesine geçilmiştir.


Tasarının 1 inci, 2 nci, 3 üncü maddeleri ile tümü aynen ve oy birliği ile kabul edilmiştir.

Komisyon üyelerinden Mardin Milletvekili Sn. Gönül Bekin Şahkulubey ve Rize Milletvekili Sn. Hasan Karal'ın Komisyon raporu üzerine özel sözcüler olarak atanması Komisyon tarafından kabul edilmiştir.


Raporumuz, Genel Kurulun onayına sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile arz olunur.


Başkan Volkan Bozkır

Kâtip Gönül Bekin Şahkulubey

Üyeler

Osman Faruk Loğoğlu

Ali Rıza Alaboyun

Emrullah İşler

Mehmet Ali Ediboğlu

Sinan Oğan

Faik Tunay

Mehmet Muş

Osman Oktay Ekşi

Osman Taney Korutürk

Rıfat Sait

Abdullah Çalışkan

İdris Bal

Hasan Karal

Burhan Kayatürk

Nazmi Gür



HÜKÜMETİN TEKLİF ETTİĞİ METİN


KADINLARA YÖNELİK ŞİDDET VE AİLE İÇİ ŞİDDETİN ÖNLENMESİ VE BUNLARLA MÜCADELEYE İLİŞKİN AVRUPA KONSEYİ SÖZLEŞMESİNİN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI


MADDE 1- (1) 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzalanan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nin onaylanması uygun bulunmuştur.

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


DIŞİŞLERİ KOMİSYONUNUN KABUL ETTİĞİ METİN


KADINLARA YÖNELİK ŞİDDET VE AİLE İÇİ ŞİDDETİN ÖNLENMESİ VE BUNLARLA MÜCADELEYE İLİŞKİN AVRUPA KONSEYİ SÖZLEŞMESİNİN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI


MADDE 1- Tasarının 1 inci maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.

MADDE 2- Tasarının 2 nci maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.

MADDE 3- Tasarının 3 üncü maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan

Başbakan Yardımcısı ve Vekili B. Bozdağ

Başbakan Yardımcısı A. Babacan

Başbakan Yardımcısı B. Atalay

Dönemin Tüm Bakanları



Tüm bu bilgilerin meclis kayıtlarına işlenmesinden sonra Council of Europe sözleşme metni eklenmiş olup tam metin aşağıdaki gibidir. Haberin giriş kısmında bu metni ve buraya kadar olan meclis tutanağını PDF olarak görüntüleyebilirsiniz.


Avrupa Konseyi Sözleşmeler Dizisi - No. 210 Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi

İstanbul, 11.V.2011

www.coe.int/conventionviolence


The official languages of the Council of Europe are English and French ( Article 12 of the Statute of the Council of Europe). Only the treaties published by the Secretary General of the Council of Europe, each in a separate booklet of the "European Treaty Series" (ETS) continued since 2004 by the "Council of Europe Treaty Series" (CETS), are deemed authentic. The translation presented here is for information only.

(TuvART Haber Çeviri : Avrupa Konseyi'nin resmi dilleri İngilizce ve Fransızcadır (Avrupa Konseyi Statüsü Madde 12). Sadece Avrupa Konseyi Genel Sekreteri tarafından yayınlanan ve her biri 2004 yılından bu yana "Avrupa Konseyi Antlaşmalar Serisi" (CETS) tarafından sürdürülen "Avrupa Antlaşmaları Dizisi" (ETS) kitapçığının ayrı bir kitapçığında yayınlanan antlaşmalar gerçek kabul edilir. Burada sunulan çeviri yalnızca bilgi amaçlıdır.)


Giriş

Avrupa Konseyi üye devletleri ve sözleşmeye imza koyan diğerleri,


İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme (ETS No. 5, 1950) ve ek Protokolleri, Avrupa Sosyal Bildirgesi (Şartı) (ETS No. 35, 1961, 1996’da gözden geçirildi, ETS No. 163), İnsan Ticaretine Karşı Avrupa Konseyi Sözleşmesi (CETS No. 197, 2005) ve Çocukların Cinsel Suistimale ve Cinsel İstismara Karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesini (CETS No. 201, 2007) hatırda tutarak;


Avrupa Konseyi Bakanları Komitesinin Avrupa Konseyi üye devletlerine gönderdiği aşağıdaki tavsiye kararlarını hatırda tutarak: Kadınların şiddete karşı korunmasına ilişkin Rec(2002)5 sayılı Tavsiye Kararı, toplumsal cinsiyet standartları ve mekanizmalarına ilişkin CM/Rec(2007)17 sayılı Tavsiye Kararı, kadın ve erkeklerin çatışmayı önleme ve sona erdirme ve barışı oluşturmadaki rolüne ilişkin CM/Rec(2010)10 sayılı Tavsiye Kararı ve ilgili diğer tavsiye kararları;


Kadına karşı şiddet konusunda önemli standartlar oluşturan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin giderek genişleyen içtihat hukukunu göz önüne alarak;


Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme (1966), Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme (1966), Kadına Karşı Her Türlü Şiddetin Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (“CEDAW”, 1979) ve İhtiyari Protokolünün yanı sıra CEDAW Komitesinin kadınlara karşı şiddete ilişkin 19 No.lu Genel Tavsiye Kararı, Çocuk Haklarına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (1989) ve İhtiyari Protokolleri (2000) ve Engellilerin Haklarına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesini (2006) göz önüne alarak;


Özellikle Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Anlaşmasını (2002) göz önüne alarak;


Özellikle Sivil Şahısların Harp Zamanında Korunmasıyla ilgili Cenevre Sözleşmesini (IV) ve sözleşmenin ilgili I ve II no.lu Ek Protokollerini ve uluslararası insani haklarının temel ilkelerini hatırda tutarak;


Kadına karşı şiddetin ve aile içi şiddetin her türünü kınayarak;


Kadınlarla erkekler arasında de jure ve de facto eşitliğin gerçekleştirilmesinin kadına karşı şiddetin önlenmesinde temel bir unsur olduğunun bilincinde olarak;


Kadına karşı şiddetin, kadınlarla erkekler arasında tarihten gelen eşit olmayan güç ilişkilerinin bir tezahürü olduğunu ve bu eşit olmayan güç ilişkilerinin, erkeklerin kadınlara üstünlüğüne, kadınlara karşı ayrımcılık yapmalarına ve kadınların tam anlamıyla ilerlemelerinin engellenmesine yol açtığının bilincinde olarak;


Kadına karşı şiddetin yapısal özelliğinin toplumsal cinsiyete dayandığını ve kadına karşı şiddetin, kadınların erkeklere nazaran daha ast bir konuma zorlandıkları en önemli sosyal mekanizmalardan biri olduğunun bilincinde olarak;


Kadınların ve genç kızların aile içi şiddet, cinsel taciz, ırza geçme, zorla evlendirme, sözde “namus” adına işlenen suçlara ve kadınların ve genç kızların insan haklarının ciddi bir biçimde ihlalini oluşturan ve kadınlarla erkekler arasında eşitliğin sağlanmasının önünde büyük bir engel olan kadın sünneti gibi ciddi şiddet türlerine sıklıkla maruz kaldığının çok büyük bir kaygıyla bilincinde olarak;


Silahlı çatışmalarda sivil halkı ve özellikle de kadınları yaygın veya sistematik ırza geçme ve cinsel şiddet şeklinde etkileyen, devam edegelen insan hakları ihlallerinin mevcudiyetinin ve gerek çatışmalar esnasında gerekse çatışmalardan sonra toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin artma potansiyelinin bilincinde olarak;


Kadınların ve genç kızların erkeklerden daha fazla oranda toplumsal cinsiyete dayalı şiddet riskine maruz kaldıklarının ve erkeklerin de aile içi şiddetin mağdurları olabileceğinin bilincinde olarak;


Çocukların, aile içi şiddetin tanığı olmak da dahil olmak üzere, aile içi şiddetin mağduru olduklarının bilincinde olarak;


Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetten arınmış bir Avrupa yaratmayı hedef edinerek,


Aşağıdaki hususlarda görüş birliğine varmışlardır:


Bölüm I

Bölüm I – Maksatlar, tanımlar, eşitlik ve ayrımcılık yapılmaması, genel yükümlülükler

Madde 1 – Sözleşmenin Maksatları


1- Bu sözleşmenin maksatları şunlardır:

a- Kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak;

b- Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirmek de dahil olmak üzere, kadınlarla erkekler arasında önemli ölçüde eşitliği yaygınlaştırmak;

c- Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak;

d- Kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti ortadan kaldırma amacıyla uluslararası işbirliğini yaygınlaştırmak;

e- Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin ortadan kaldırılması için bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi maksadıyla kuruluşların ve kolluk kuvvetleri birimlerinin birbiriyle etkili bir biçimde işbirliği yapmalarına destek ve yardım sağlamak.


2- Tarafların söz konusu Sözleşmenin hükümlerini etkili bir biçimde uygulamalarını sağlama amacıyla bu Sözleşmede spesifik bir izleme mekanizması oluşturulmuştur.



Madde 2 – Sözleşmenin Kapsamı


1- Bu Sözleşme, aile içi şiddet de dahil olmak üzere, kadınları orantısız bir biçimde etkileyen, kadına karşı her türlü şiddet için geçerli olacaktır.


2- Taraflar bu Sözleşmeyi tüm aile içi şiddet mağdurları için uygulamaya teşvik edilir. Taraflar bu Sözleşmenin hükümlerinin uygulanmasında toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin kadın mağdurlarına özel olarak dikkat göstereceklerdir.


3- Bu Sözleşme, barış zamanında ve silahlı çatışma durumlarında geçerli olacaktır.



Madde 3 – Tanımlar


Bu Sözleşme maksatlarıyla:


a- “kadına karşı şiddetten”, kadınlara karşı bir insan hakları ihlali ve ayrımcılık anlaşılacak ve bu terim, ister kamu ister özel yaşamda meydana gelsinler, söz konusu eylemlerde bulunma tehdidi, zorlama veya özgürlüğün rastgele bir biçimde kısıtlanması da dahil olmak üzere, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik zarar ve acı verilmesi sonucunu doğuracak toplumsal cinsiyete dayalı tüm şiddet eylemleri olarak anlaşılacaktır;


b- “aile içi şiddet”, eylemi gerçekleştiren, mağdurla aynı ikametgahı paylaşmakta olsun veya olmasın veya daha önce paylaşmış olsun veya olmasın, aile içinde veya aile biriminde veya mevcut veya daha önceki eşler veya birlikte yaşayan bireyler arasında meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik şiddet eylemleri olarak anlaşılacaktır;


c- “toplumsal cinsiyet”, herhangi bir toplumun, kadınlar ve erkekler için uygun olduğunu düşündüğü sosyal anlamda oluşturulmuş roller, davranışlar, faaliyetler ve özellikler olarak anlaşılacaktır;


d- “kadınlara karşı toplumsal cinsiyete dayalı şiddet”, bir kadına karşı, kadın olduğu için yöneltilen veya kadınları orantısız bir biçimde etkileyen şiddet olarak anlaşılacaktır;


e- “mağdur”, a ve b fıkralarında belirtilen davranışlara maruz kalan herhangi bir şahıs olarak anlaşılacaktır;


f- “kadın” terimi, 18 yaşından küçük kızları da kapsayacaktır.


Madde 4 – Temel haklar, eşitlik ve ayrımcılık yapılmaması


1- Taraflar herkesin, özellikle de kadınların, gerek kamu gerekse özel alanda şiddete maruz kalmaksızın yaşama hakkını yaygınlaştırmak ve korumak için gerekli olan yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.


2- Taraflar, kadınlara karşı her türlü ayrımcılığı kınayacak ve ayrımcılığı önlemek üzere, özellikle aşağıdakiler dahil olmak üzere, gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır:


– ulusal anayasalarında veya ilgili diğer mevzuata kadın erkek eşitliği ilkesini dahil edecek ve bu ilkenin uygulamada gerçekleştirilmesini temin edeceklerdir;

– yerine göre, yaptırımların uygulanması yolu da dahil olmak üzere, kadınlara karşı ayrımcılığı yasaklayacaklardır;

– kadınlara karşı ayrımcılık yapan yasa ve uygulamaları yürürlükten kaldıracaklardır.


3- Taraflar bu Sözleşme hükümlerinin, özellikle de mağdurların haklarını korumaya yönelik tedbirlerin, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü gibi, herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasını temin edeceklerdir.


4- Kadınların toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı korunması için gerekli olan özel tedbirler, bu Sözleşme hükümlerince ayrımcılık olarak sayılmayacaktır.



Madde 5 – Devletin yükümlülükleri ve titizlikle yapması gereken inceleme ve araştırmalar


1- Taraflar kadınlara karşı herhangi bir şiddet eylemine girişmekten imtina edecek ve devlet yetkililerinin, görevlilerinin, organlarının, kurumlarının ve Devlet adına hareket eden diğer aktörlerin bu yükümlülüğe uygun bir biçimde hareket etmelerini temin edeceklerdir.


2- Taraflar, devlet dışı aktörlerce gerçekleştirilen ve bu Sözleşmenin kapsamı dahilindeki şiddet eylemlerinin önlenmesi, soruşturulması, cezalandırılması, ve bu eylemler nedeniyle tazminat verilmesi konusunda azami dikkat ve özenin sarf edilmesi için gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.



Madde 6 – Toplumsal cinsiyet konusunda hassasiyet gerektiren politikalar


Taraflar bu Sözleşmenin uygulanmasına ve sözleşme hükümlerinin etkilerinin değerlendirilmesine bir toplumsal cinsiyet bakış açısı katacak ve kadınlarla erkekler arasında eşitliğe ve kadınların güçlendirilmesine ilişkin politikalarını yaygınlaştıracak ve etkili bir biçimde uygulayacaklardır.



Bölüm 2


Bölüm II – Bütüncül politikalar ve veri toplama

Madde 7 – Kapsamlı ve koordineli politikalar


1- Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddetin önlenmesi ve bu tür şiddet eylemleriyle mücadele edilmesine yönelik ilgili tüm tedbirleri içeren Devlet çapında etkili, kapsamlı ve birbiriyle koordineli politikaların benimsenip uygulanmasını mümkün kılacak, gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacak ve kadına karşı şiddete karşı bütüncül bir mukabelede bulunulmasını temin edeceklerdir.


2- Taraflar ilgili tüm birim, kurum ve kuruluşlar arasında etkili bir işbirliği sağlanmak suretiyle, ve 1. fıkrada yer alan politikalarla, mağdurun haklarının, alınan tüm tedbirlerin merkezinde yer almasını temin edeceklerdir.


3- Bu fıkra uyarınca alınacak tedbirlere, yerine göre, hükümet kuruluşları, ulusal, bölgesel ve yerel parlamentolar ve yönetimler, ulusal insan hakları kurumları ve sivil toplum kuruluşları gibi, ilgili tüm aktörler müdahil olacaktır.


Madde 8 – Finansal kaynaklar


Taraflar, devlet dışı aktörler ve sivil toplum tarafından gerçekleştirilenler de dahil olmak üzere, bu Sözleşmenin kapsadığı her türlü şiddet eylemini önlemeye ve bunlarla mücadeleye yönelik bütüncül politikaların, tedbirlerin ve programların yeterli bir biçimde uygulanması için uygun finansal kaynakları ve insan kaynaklarını tahsis edeceklerdir.


Madde 9 – Sivil Toplum Kuruluşları ve sivil toplum


Taraflar kadınlara karşı şiddet uygulanmasıyla mücadelede aktif bir rol oynayan sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını her düzeyde takdir ve teşvik edecek ve destekleyecek ve bu kuruluşlarla etkili bir işbirliği gerçekleştirecektir.


Madde 10 – Koordinasyon kurumu


1- Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddeti önleme ve bunlarla mücadeleye yönelik politika ve tedbirlerin koordinasyonu, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirmesinden sorumlu bir veya birden fazla kurumu belirleyecek veya kuracaktır. Bu kurumlar Madde 11’de belirtildiği gibi verilerin toplanmasını koordine edecek, verileri analiz edecek ve sonuçlarının dağıtımını sağlayacaktır.


2- Taraflar bu fıkra uyarınca belirlenen veya oluşturulan kurumların Bölüm VIII uyarınca alınan tedbirlerin genel mahiyeti hakkında bilgilendirilmelerini sağlayacaktır.


3- Taraflar bu fıkra uyarınca belirlenen veya oluşturulan kurumların, diğer tarafların bünyesinde yer alan muadil kuruluşlarla doğrudan iletişim kurma ve ilişkiler oluşturma yeteneğine sahip olmalarını sağlayacaklardır.



Madde 11 – Veri toplama ve araştırma


1- Taraflar bu Sözleşmenin uygulanması maksadıyla aşağıdakileri yapacaklardır:


a- Bu Sözleşme kapsamında kalan her türlü şiddet olayıyla ilgili birleştirilmemiş istatiksel veriyi düzenli aralıklarla toplayacaklardır;


b- Bu Sözleşme kapsamında kalan her türlü şiddet olayının kökünde yatan nedenler ve bunların etkileri, şiddet olayları, ceza oranlarının yanı sıra, bu Sözleşmenin uygulanması için alınan tedbirlerin etkililiğini incelemek üzere, bu olaylarla ilgili araştırmaları destekleyeceklerdir.


2- Taraflar bu Sözleşme kapsamında kalan her türlü şiddet olayının yaygınlığını ve nasıl bir eğilim içinde olduğunu değerlendirmek üzere, düzenli aralıklarla halk anketleri yapmaya gayret edeceklerdir.


3- Taraflar uluslararası işbirliğini harekete geçirmek ve bu alanda uluslararası standartların yerleştirilmesini sağlamak üzere, bu fıkra uyarınca toplanan bilgileri bu Sözleşmenin Madde 66’sında belirtilen uzmanlar grubuna vereceklerdir.


4- Taraflar bu fıkra uyarınca toplanan bilgilerin kamuoyunun erişimine açık olmasını sağlayacaklardır.



Bölüm 3


Bölüm III – Önleme

Madde 12 – Genel yükümlülükler


1- Taraflar kadınların daha aşağı düzeyde olduğu düşüncesine veya kadınların ve erkeklerin toplumsal olarak klişeleşmiş rollerine dayalı ön yargıların, törelerin, geleneklerin ve diğer uygulamaların kökünün kazınması amacıyla kadınların ve erkeklerin sosyal ve kültürel davranış kalıplarının değiştirilmesine yardımcı olacak tedbirleri alacaklardır.


2- Taraflar herhangi bir gerçek veya hükmi şahsiyetin bu Sözleşmenin kapsamında kalan her türlü şiddet eylemini önleyecek gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.


3- Bu bölüm uyarınca alınan tüm tedbirlerle, belirli şartlar nedeniyle hassas konuma gelmiş insanların ihtiyaçları göz önüne alınacak ve karşılanmaya çalışılacak ve tüm tedbirlerin merkezinde mağdurların insan hakları yer alacaktır.


4- Taraflar özellikle gençler ve erkekler olmak üzere, toplumun tüm bireylerinin bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet olayının önlenmesine aktif bir biçimde katkıda bulunmasını teşvik etmeye yönelik gerekli tedbirleri alacaktır.


5- Taraflar kültür, töre, din, gelenek veya sözde “namus” gibi kavramların bu Sözleşme kapsamındaki herhangi bir şiddet eylemine gerekçe olarak kullanılmamasını temin edeceklerdir.


6- Taraflar kadınların güçlendirilmesine yönelik program ve faaliyetlerin yaygınlaştırılması için gerekli tedbirleri alacaklardır.



Madde 13 – Farkındalığın arttırılması


1- Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet eyleminin ortaya farklı şekillerde çıkışı ve bu eylemlerin çocuklar üzerindeki etkisi ve bu şiddet eylemlerinin önlenmesi ihtiyacı konusunda halk arasındaki farkındalığın ve anlayışın arttırılması için, yerine göre ulusal insan hakları kuruluşları ve eşit haklar kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve özellikle de kadın örgütleriyle işbirliği de dahil olmak üzere, düzenli olarak ve her düzeyde farkındalık arttırıcı kampanya ve programları yaygınlaştıracak veya uygulayacaktır.


2- Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki şiddet eylemlerini önlemeye yönelik mevcut tedbirler konusundaki bilgilerin halk arasında en geniş bir şekilde dağıtımını sağlayacaklardır.


Madde 14 – Eğitim


1- Taraflar, yerine göre, tüm eğitim seviyelerinde resmi müfredata, kadın erkek eşitliği, toplumsal klişelerden arındırılmış toplumsal cinsiyet rolleri, karşılıklı saygı, kişisel ilişkilerde çatışmaların şiddete başvurmadan çözüme kavuşturulması, kadınlara karşı toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve kişilik bütünlüğüne saygı gibi konuların, öğrencilerin zaman içinde değişen öğrenme kapasitelerine uyarlanmış bir biçimde dahil edilmesi için gerekli tedbirleri alacaklardır.


2- Taraflar 1. fıkrada belirtilen ilkeleri yaygın eğitimin yanı sıra, spor, kültür ve eğlence tesislerinde ve medyada yaygınlaştırılmasına yönelik gerekli tedbirleri alacaklardır.



Madde 15 – Profesyonel kadroların eğitilmesi


1- Taraflar, bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet eylemlerinin mağdurları veya mağduriyete neden olanlar üzerinde çalışan ilgili profesyonel kadroların, söz konusu şiddet olaylarının önlenmesi ve tespit edilmesi, kadın erkek eşitliği, mağdurların ihtiyaçları ve haklarının yanı sıra, ikincil mağduriyetin önlenmesi konularında uygun bir şekilde eğitimini sağlayacak veya bu eğitimi güçlendireceklerdir.


2- Taraflar 1. fıkrada sözü edilen eğitimin, bu Sözleşme kapsamındaki şiddet olayı vakalarının çeşitli kurumlara sevkedildiklerinde kapsamlı ve uygun bir biçimde ilgilenilmelerini mümkün kılmak üzere, birden fazla kurum ve kuruluş arasında koordineli işbirliği konusunda eğitimi de içermesini teşvik edeceklerdir.



Madde 16 – Önleyci müdahale ve tedavi programları


1- Taraflar ileride meydana gelecek şiddet olaylarını önleme ve şiddete dayalı davranış kalıplarını değiştirme amacıyla, aile içi şiddet girişiminde bulunanlar için, kişisel ilişkilerde şiddete başvurmayan davranışlar benimsemeyi öğretmeye yönelik eğitim programları oluşturulmasını veya desteklenmesini mümkün kılacak gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.


2- Taraflar özellikle cinsel suç işleyenlerin yeniden suç işlemelerini önlemeye yönelik eğitim programları oluşturulmasını veya desteklenmesini mümkün kılacak gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.


3- Taraflar 1. ve 2. fıkrada belirtilen tedbirleri alırken, mağdurların insan haklarının emniyetinin ve desteklenmesinin başlıca kaygı olmasını ve yerine göre bu programların mağdurlara yönelik özel destek hizmetleriyle yakın koordinasyon içinde oluşturulup uygulanmasını temin edeceklerdir.


Madde 17 – Özel sektör ve medyanın katılımı


1- Taraflar, özel sektörü, bilgi ve iletişim teknolojisi sektörünü ve medyayı, bu sektörlerin ifade özgürlüğüne ve bağımsızlığına gerekli saygıyı göstererek, kadına yönelik şiddeti önlemeye ve kadın onuruna saygıyı arttırmaya yönelik politikaların oluşturulmasına ve uygulanmasına ve bu konularda kılavuzların oluşturulmasına ve kendi kendini düzenleyici standartların belirlenmesine katılmaya teşvik edecektir.


2- Taraflar özel sektör aktörleriyle işbirliği içinde, çocuklar, anne babalar ve eğitimciler arasında, zararlı olabilecek, cinsel ve şiddet içeren aşağılayıcı içeriklere erişim sağlayan bilgi ve iletişim ortamıyla nasıl baş edileceğine yönelik beceriler geliştirip yaygınlaştıracaktır.



Bölüm 4

Bölüm IV – Koruma ve destek

Madde 18 – Genel yükümlülükler


1- Taraflar tüm mağdurları daha başka şiddet eylemlerine karşı korumak için gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.


2- Taraflar, iç hukukları uyarınca, bu Sözleşmenin 20 ve 22’nci maddelerinde belirtilen genel ve uzman destek hizmetlerine sevk de dahil olmak üzere, mağdurları ve tanıkları bu Sözleşmenin kapsadığı her türlü şiddet eylemine karşı korur ve desteklerken; yargı birimleri, savcılar, kolluk kuvvetleri, yerel ve bölgesel yönetimler dahil, ilgili tüm devlet kurumlarının yanı sıra, sivil toplum kuruluşları ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlarla etkili bir işbirliği için uygun mekanizmaların mevcudiyetini temin etmek üzere, gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.


3- Taraflar bu bölüm uyarınca alınan tedbirlerin:


– kadınlara karşı şiddetin ve aile içi şiddetin toplumsal cinsiyet boyutlu bir anlayışa dayalı olmasını ve mağdurun insan haklarına ve emniyetine odaklanmasını,

– mağdurlar, mağduriyete neden olanlar ve çocuklar arasındaki ilişkileri ve bu unsurların daha geniş toplumsal ortamını da göz önüne alan bütüncül bir yaklaşıma dayalı olmasını,

– ikincil mağduriyetten kaçınılmasını amaçlamasını,

– Şiddetin kadın mağdurlarının güçlendirilmesini ve ekonomik bağımsızlığını amaçlamasını,

– yerine göre çeşitli koruma ve destek sistemlerinin aynı binalarda bulunmasına imkan sağlamasını,

– Çocuk mağdurlar dahil, hassas konumdaki insanların spesifik ihtiyaçlarına dönük olmasını ve bu imkanların mağdurlara sağlanmasını temin edeceklerdir.



4- Söz konusu hizmetler, mağdurun şikayette bulunarak dava açmasından veya mağduriyete neden olanlar hakkında ifade vermesinden bağımsız olarak sağlanacaktır.


5- Taraflar uluslararası hukuk uyarınca konsolosluk korumasına veya diğer tür korumaya veya desteğe hakkı olan vatandaşlarına ve diğer mağdurlara bu tür hizmetleri sağlamak üzere uygun tedbirleri alacaklardır.


Madde 19 – Bilgi


Taraflar mağdurların mevcut destek hizmetleri ve yasal tedbirler konusunda anlayabildikleri bir dilde yeterli ve zamanında bilgi almalarını sağlayacak gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.


Madde 20 – Genel destek hizmetleri


1- Taraflar mağdurların şiddet eylemi sonrasında iyileşmelerini kolaylaştıracak hizmetlere erişimini sağlayacak gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır. Bu tedbirlere gerektiğinde, yasal ve psikolojik danışmanlık hizmetleri, finansal yardım, konut sağlama, eğitim, öğretim ve iş bulma yardımı da dahil olacaktır.


2- Taraflar mağdurların sağlık hizmetlerine ve sosyal hizmetlere erişim sağlamalarını ve söz konusu servislerin yeterli kaynağı olmasını ve hizmeti sağlayacak profesyonel kadroların mağdurlara yardımcı olacak ve onları uygun hizmet birimlerine sevk edecek şekilde eğitilmelerini temin edecek yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.



Madde 21 – Bireysel / toplu şikayetlerde sağlanacak yardım


Taraflar mağdurların ilgili bölgesel ve uluslararası bireysel / toplu şikayet mekanizmalarıyla ilgili bilgi sahibi olmalarını ve söz konusu mekanizmalara erişimini temin edeceklerdir. Taraflar mağdurlara, bu tür şikayetlerde bulundukları sırada duyarlı ve bilgiye dayalı bir yardım sağlanmasını destekleyecek ve yaygınlaştıracaklardır.



Madde 22 – Uzman destek hizmetleri


1- Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki şiddet eylemlerine maruz kalmış mağdurlara, yeterli bir coğrafi dağılım çerçevesinde, derhal, kısa ve uzun dönemli uzman destek hizmetleri sağlanması ve bu yönde gerekli düzenlemelerin yapılması için gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.


2- Taraflar tüm şiddet mağduru kadınlara ve çocuklarına uzmanlık gerektiren kadın destek hizmetlerini sağlayacak ve bu yönde gerekli düzenlemeleri yapacaklardır.


Madde 23 – Barınaklar


Taraflar mağdurlara, ve özellikle kadın ve çocuklara, kalacak güvenli yer sağlamak üzere uygun, yeterli sayıda kolayca erişilebilir barınaklar oluşturmak ve mağdurların yardımına proaktif bir biçimde koşmak üzere gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.


Madde 24 – Telefon yardım hatları


Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet olayıyla ilgili olarak tele