18 Yaş Altı Bireysel Emeklilik (BES) Detayları

Mayıs 2021 itibarıyla Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES) yeni bir sayfa açıldı ve 18 yaşından küçüklere BES imkânı artık mümkün. 18 yaş altı BES nedir? 18 yaş altı BES detayları ve şartları hakkında bu haberden bilgi alabilirsiniz.


18 Yaş Altı Bireysel Emeklilik (BES) Detayları

ÇOCUKLARIN BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİNE DAHİL EDİLMESİNE İLİŞKİN YASAL GELİŞME NEDİR?


25.05.2021 tarihli ve 31491 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7319 sayılı Sigortacılık ile Diğer Bazı Alanlara İlişkin Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 5’inci maddesi ile 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Bireysel emeklilik sistemine fiil ehliyetine sahip kişiler katılabilir.” ifadesi yürürlükten kaldırılmıştır.


4632 sayılı Kanun’da yapılan bu değişiklik sonucunda, bireysel emeklilik sistemine (BES), fiil ehliyeti bulunmayan kişilerin de dahil olması imkânı tanınmıştır.



18 YAŞ ALTI BES AMACI ve HEDEF KİTLESİ NEDİR?


7319 sayılı Kanun’un düzenleme gerekçesinde de belirtildiği üzere yapılan değişiklikle esas olarak fiil ehliyeti bulunmayan 18 yaşını doldurmamış küçüklerin (çocukların) yasal temsilcileri olan velileri aracılığıyla sisteme dahil edilmesi hedeflendiğinden, fiil ehliyeti bulunmayan çocuklar üzerinden sorular yanıtlanmıştır. Çocuk (küçük) olmadığı halde tam fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin (kısıtlıların) yasal temsili kural olarak vasileri tarafından gerçekleştirilmekte olup, aşağıdaki sorulara verilen cevaplar bu kişiler bakımından da kıyasen uygulanabilir.



YASAYA GÖRE ERGİNLİK NEDİR? KİMLER ÇOCUK SAYILMAZ?


Aşağıdaki üç şekilden biri ile erginlik kazanan, ayırt etme gücüne sahip olan ve hakkında kısıtlama kararı bulunmayan kişilerin fiil ehliyeti vardır. Bu kişiler artık yasal temsilci aranmaksızın tek başlarına işlem yapma hakkına sahip olurlar.


a. Yasal Erginlik: TMK m 11/1 uyarınca erginlik, 18 yaşın doldurulmasıyla kazanılır. 18 yaşını dolduran, yani 19 yaşından gün alan kişi, başka bir işleme gerek olmaksızın, yasal olarak ergin kabul edilir.


b. Evlenmeyle Kazanılan Erginlik: TMK m 11/2 uyarınca, evlenme kişiyi ergin kılar. TMK m 124'e göre, kadın veya erkek 17 yaşını doldurunca yasal temsilcisinin izniyle evlenebilir; olağanüstü durumlarda ve önemli bir sebep var ise, erkek veya kadın 16 yaşını doldurunca hâkimin izniyle evlenebilir. Bu hükümlere göre, 18 yaşını doldurmadığı halde söz konusu yaşlarda evlenen kişiler yasa gereği ergin kabul edilir.


c. Mahkeme Kararıyla Kazanılan Erginlik: TMK m 12 uyarınca, 15 yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir.



Çocuğun erginliği ile birlikte fiil ehliyetini kazanmasının emeklilik şirketi tarafından tespit edilmesine ilişkin süreç nasıl işleyecektir?


  • Kişinin doğum tarihine göre 18 yaşını doldurması suretiyle fiil ehliyetini kazandığı, emeklilik şirketi tarafından tek taraflı olarak tespit edilebilir.


  • Çocuğun 18 yaşını doldurmadan önce evlenme yoluyla veya mahkeme kararıyla fiil ehliyetini kazanması durumunda, 18 yaşını doldurmadan önce evlendiğine ilişkin belgeyi veya mahkeme kararını emeklilik şirketine ibraz etmek suretiyle emeklilik şirketi tarafından fiil ehliyetini kazandığı tespit edilebilir.


  • Çocuğun 18 yaşını doldurmasına rağmen ayırt etme gücünden yoksun olması veya kısıtlı olması durumunda, yasal temsilcisi olan veli veya vasisi tarafından bu durumu tevsik eden belgelerin emeklilik şirketine ibraz edilmesi sonucunda sözleşmeyle ilgili işlemler yasal temsilci aracılığıyla yürütülmeye devam edilecektir.


Fiil ehliyetinin kazanılması sonrasında yasal temsilcinin ve katılımcı ad ve hesabına katkı payı ödeyen kişinin sözleşmedeki rolü ne olacaktır?


Çocuğun fiil ehliyetini kazanmasından önce yasal temsilcisi veya katılımcı ad ve hesabına katkı payı ödeyen kişi tarafından gerçekleştirilen işlemler, çocuğun fiil ehliyetini kazanmasından sonra da hukuki geçerliliğini koruyacaktır.


Çocuk fiil ehliyetini kazandıktan sonra, sözleşmeden doğan hakların kullanımı doğrudan katılımcı çocuğa ait olacak ve yasal temsilcinin işlem yapma yetkisi sona erecektir.

Ancak; çocuğun fiil ehliyetini kazanmasından önce sözleşmede katılımcı ad ve hesabına katkı payı ödeyen kişiye Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelik madde 13 uyarınca hakların kullanımı konusunda yetki verilmişse, bu yetkilendirme çocuğun fiil ehliyetini kazanmasından sonra da geçerliliğini koruyacaktır. Ancak fiil ehliyetini kazanan çocuk, tercih etmesi durumunda katılımcı ad ve hesabına katkı payı ödeyen kişiye devredilen hakların kaldırılmasını emeklilik şirketinden ayrıca talep edebilecektir.



ÇOCUKLARIN TEMSİL EDİLMESİ


TMK m 335 uyarınca;

a. Henüz ergin olmayan çocuklar ile

b. Ergin olmakla birlikte kısıtlanarak anne ve babanın velayeti altında bırakılan çocuklar,

anne ve/veya babalarının velayeti altındadır.



Çocuğu kimler velayet yoluyla temsil edebilir?


TMK m 335/1’e göre velayet, sadece anne ve/veya baba tarafından kullanılabilmektedir.

Yasal bir sebep olmadığı müddetçe velayetin anneden ve babadan alınması mümkün değildir. Velayetin anneden ve babadan alınması ya da çocuğun anne ve babasının bulunmadığı durumda çocuk, üçüncü bir kişinin velayeti altına değil, vesayeti altına girebilmektedir.



18 yaşından küçüklere BES, aile


Emeklilik sözleşmesinde katılımcı çocuğun velayet yoluyla temsil edilmesi nasıl olacaktır?



a. Evlilik birliği içinde doğan çocuklar

a.1. Evlilik devam ederken çocuğun temsil edilmesi


TMK m 336/1 gereği; evlilik birliği içerisinde çocuğun velayeti, öz annesi ve öz babası tarafından birlikte kullanılmaktadır.


TMK m 342/1 uyarınca ise; anne ve baba, velâyetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidir.


Yukarıda yer alan düzenlemeler uyarınca, evlilik devam ederken çocuk adına bireysel emeklilik sözleşmesi akdedilmesi ve sözleşme kapsamında yapılacak olan işlemlerin yerine getirilmesi esnasında kural olarak anne ve babanın birlikte hareket etmesi gerekmektedir.

Kural, anne ve babanın birlikte işlem yapması olmakla birlikte, velayetin kullanılması ve çocuğun temsil edilmesi esnasında anne ve babanın bir irade birliği içinde olduğunun varsayılabilmesi de yeterlidir; aksi takdirde anne ve babanın her işlemi birlikte yapmasını beklemenin, hayatın olağan akışı içinde elverişsiz olduğu açıktır. Bu hususu temin etmek için, TMK m 342/2, iyi niyetli üçüncü kişilerin, yapılan işlem çocuğun yararına olduğu takdirde, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsaymasına imkân tanımaktadır. Yani üçüncü kişinin, diğer eşin ilgili işleme rızasının bulunmadığını bildiği ya da gerekli özeni gösterseydi bilebilecek durumda olduğu ispatlanmadığı takdirde, eşlerden biri tarafından yapılan işlem geçerli kabul edilebilmektedir.


Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, çocuk ad ve hesabına birikim hesabı olarak tesis edilen, çocuğun emeklilik döneminde ek bir gelir sağlamasını hedefleyen ve çocuğun malvarlığına olumlu bir katkı sağlayan bireysel emeklilik sözleşmesinin kurulması esnasında, iyi niyet esasları dahilinde diğer tarafın da işleme rıza gösterdiği varsayılarak sadece annenin ya da sadece babanın çocuğu temsilen sözleşme kurulabilmesinin mümkün olabileceği değerlendirilmekle birlikte, şirketler tarafından her bir olay bazında iyi niyet esaslarının (somut olay şartlarında, diğer eşin çocuk adına yapılan işleme rızasının olmayabileceğinin) gözetilmesi gerekmektedir.


Ortak velayete sahip anne ya da baba tarafından iyi niyet esasları dahilinde çocuk adına bireysel emeklilik sözleşmesinin kurulmasının mümkün olabileceği değerlendirilmekle birlikte, sözleşmenin kurulmasını takip eden makul bir süre içinde işleme katılmayan eşe de şirketler tarafından ulaşılmasının ve çocuk adına yapılan işleme ilişkin muvafakatinin alınmasının, ortak velayet hükümleri ve işlem güvenliği açısından uygun olacağı değerlendirilmektedir. Diğer eşin muvafakatinin içeriği ve alınma şekline dair hususlar, şirketlerin kendi insiyatifindedir.


Çocuk adına açılan bireysel emeklilik hesabının sonlandırılması esnasında ise, yapılacak işlemin çocuğun malvarlığını azaltıcı bir işlem olması riski gözetilerek, her iki eşin de işleme katılmasıyla veya işleme katılmayan eşin muvafakatinin de alınmasıyla bireysel emeklilik sözleşmesinin sonlandırılası uygun olur.



a.2. Ortak hayatın sonlanması veya ayrılık durumunda çocuğun temsil edilmesi


TMK m 336/2 uyarınca, ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse mahkeme tarafından çocuğun velâyeti eşlerden birine verilebilir. Bu yönde bir mahkeme kararının şirkete ibraz edilmesi halinde, velayet sahibi eş tarafından çocuk adına işlemler tek başına yürütülebilir.



a.3. Evlilik birliğinin sonlanması durumunda çocuğun temsil edilmesi


TMK m 336/3 uyarınca velâyetin, anne ve babadan birinin vefatı hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuğun bırakıldığı tarafa ait olduğu düzenlenmiştir. İlgili düzenleme uyarınca sağ kalan eş ya da boşanma sonucu mahkeme kararıyla velayet sahibi olan eş, bu hususları tevsik eden belge ve/veya mahkeme kararını ibraz etmek suretiyle çocuk adına işlemleri tek başına yürütebilir.


Türk Medeni Kanunu'nda boşanma sonrasında eşlerin ortak velayeti sürdürebileceğine dair açık bir düzenleme olmamasına rağmen, uluslararası sözleşmeler gereği eşler tarafından talep edilmesi halinde mahkemeler tarafından ortak velayet kurulabilmektedir. Boşanma sonucunda mahkeme tarafından ortak velayet kararı verilmesi durumunda, a.1.’de belirtilen ortak velayet kuralı çerçevesinde işlemlerin yürütülmesi gerekmektedir.



b. Evlilik birliği dışında doğan çocuklar


TMK m 337/1 uyarınca, evlilik birliği dışında doğan çocukların velayeti anneye aittir. Çocuğun evlilik birliği dışında doğduğunu veya velayetin kendisine ait olduğunu tevsik eden belgenin anne tarafından ibraz edilmesi durumunda, anne tüm işleri tek başına gerçekleştirebilir.

Anne; küçük, kısıtlı veya ölmüşse ya da çocuğun velâyeti anneden alınmışsa ve mahkeme tarafından çocuğun velâyeti babaya verilmişse, baba tarafından velayetin kendisinde olduğunu gösterir mahkeme kararının ibraz edilmesi durumunda, baba tüm işleri tek başına gerçekleştirebilir.



Vesayet altındaki çocuklar kimlerdir?


TMK m 404'e göre, normal şartlarda anne ve/veya babasının velayeti altında olması gereken çocuk, anne ve babasının her ikisinin de ölmesi, mahkemenin velayeti her ikisinden de alması ya da başkaca bir sebeple velayet altında değilse, başkaca bir şart aranmaksızın mahkemece vesayet altına alınarak kendisine yasal temsilci olarak bir vasi tayin edilir.



Çocuğun vesayet altına alınması halinde yasal temsili nasıl gerçekleştirilir?


TMK m 413 vd. uyarınca, velayet altında olmaması nedeniyle mahkemece vesayet altına alınan çocuklar için vesayet makamı tarafından uygun bulunan -anne ve baba dışında- bir kişi, vasi olarak tayin edilir. Çocuk ad ve hesabına yürütülecek işlemler, çocuğun yasal temsilcisi sıfatıyla vasi olarak tayin edilen kişi tarafından yürütülür.



Emeklilik sözleşmesinde katılımcı çocuğun vesayet yoluyla temsil edilmesi nasıl olacaktır?


Vesayet makamı tarafından çocuğa atanan vasinin, kendisinin vasi olarak tayin edildiğine ilişkin mahkeme kararını ve TMK m 462 uyarınca çocuk adına emeklilik sözleşmesinin akdedilmesi için vesayet makamından alınan izin yazısını ibraz etmesi halinde, vasi tarafından çocuk adına bireysel emeklilik sözleşmesi akdedilir. Vasi tarafından sistemden ayrılma talebinde bulunulması halinde, vesayet makamından başlangıçta alınan izin yazısı içeriğinde vasiye ayrılmaya ilişkin bir yetki tanınmadıysa, ayrılma işlemi için de ayrıca vesayet makamından izin yazısı istenmesi gerekecektir. Vesayet makamı, vesayet altındaki çocuğun yerleşim yeri (ikametgahı) sulh hukuk mahkemesidir.



18 yaşından küçüklere BES


Bireysel emeklilik sistemine dahil olmak için alt bir yaş sınırı var mıdır?


4632 sayılı Kanun m 4/1’de yer alan sisteme dahil olmak için fiil ehliyeti şartı kaldırıldığından, hangi yaşta olursa olsun her küçük adına emeklilik sözleşmesi akdedilebilecek olup; yaş konusunda bir alt sınır bulunmamaktadır.



Çocukların dahil olduğu emeklilik sözleşmeleri için ayrı bir devlet katkısı düzenlemesi, asgari sistemde kalma süresi ve emekli olma yaşında bir değişiklik bulunmakta mıdır?