top of page

Fransız Dergisine Göre Erdoğan, Atatürk'ün İzinde

Fransa'da yayın yapan tarih dergisi Historia son sayısını Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yaşına ayırdı. Kompleksli ve çarpık açıklamaların da yer aldığı dergi Historia'ya göre Atatürk'ün izinden giden Erdoğan, Kemalist mirası dünya görüşüne göre yeniden yazıyor.

tuva, tuvart haber, Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti
Fransız Historia, Son Sayısını Ataürk'e ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Yılına AYırdı

Fransa'da yayımlanan tarih dergisi Historia son sayısında Türkiye'nin 100. yılından hareketle Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü kapağına taşıdı.


Dergi "1923-2023; Atatürk adıyla anılan Mustafa Kemal'in Yarattığı Türkiye Cumhuriyeti'nin Yüzüncü Yılı" başlığını attı. Atatürk için "Türklerin Babası" yorumu yaptığı Eylül 2023 sayısının kapağında "Yüz Yıl Önce Atatürk, Modern Türkiye'yi İnşa Etti" ifadesini kullandı.

Historia son sayısının neredeyse tamamını ayırdığı Atatürk ile ilgili yazarlar ve akademisyenlerin çeşitli görüş ve eleştirilerine yer verdi, "Moderni yaratan adamın gidişatına ve eylemine bakıyoruz." diyerek kuruluşunun 100. yılını kutlayacak olan Türkiye Cumhuriyeti'nin dünden bugüne gelişim ve değişimini, kendi görüşüne göre ele aldı.


Fransız tarih dergisi "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'si, Cumhuriyetin 100. yılını kutlarken Historia, 'Türklerin babası' Atatürk olarak bilinen vesayet sahibi Mustafa Kemal'e geri dönüyor." ifadelerine yer verdi. Dergide yer alan yazıların sorduğu sorular, Türkiye'nin dünü ile bugünü arasındaki yola işaret ediyor:


"Atatürk, büyük bir reformcu olarak hem Türkleşmiş hem de Batılılaşmış ülkesini moderniteye sağlamlaştırdı. 1920'deki aşağılayıcı Sevr Antlaşması'ndan sonra Türk Milleti nasıl inşa etti? Kemal'in politikası nasıl belirleyici oldu? Simgenin arkasındaki adam kimdi? Bu mirasa Türk devletinin şu anki başkanı tarafından sorgulanmasına rağmen neden hâlâ sahip çıkıldığını anlamak için en iyi uzmanlar tarafından yazılmış aydınlatıcı bir rapor sunuyoruz."


tuva, tuvart haber, Atatürk, historis dergi kapağı


Fırsat Bu Fırsat : Atatürk'e Övgü ve Yergi İç İçe Sunuldu


Mustafa Kemal Atatürk'ün tarih içindeki varlığı ile "Kırılgan Kemalist Miras", "Modern Türkiye'nin mucidi Atatürk", "Kartların Ustası Atatürk", "Batı'ya doğru", "Otoriter Cumhuriyetçi", "Sorumlu ama suçlu değil", "İslam gözetim altına alındı", "Efsanenin arkasında", "Avrupalılar Atatürk bilmecesiyle karşı karşıya" ve "Türk yüzyılı hayali" gibi faklı başlık ve konular altında Atatürk'ü inceleyen yazıların yayımlandığı dergide Gazi'ye yönelik övgüler kadar sert eleştiriler de yer alıyor.



tuva, tuvart haber, Atatürk, Türkiye


"Batılılaşmış Türkiye'nin Temelini Atatürk Attı"


Historia'daki "100 yıl önce Atatürk modern Türkiye'yi icat etti" başlıklı yazıda Mustafa Kemal Atatürk'ün batılılaşmış Türkiye'nin temellerini attığı belirtiyor.


"Dünya savaşının sonunda ve asırlık bir rejimin çöküşünde, Osmanlı ordusunda görev yapan genç bir subay, Müttefiklere karşı galip geldi ve hem “Türkleşmiş” hem de Batılılaşmış yeni bir Türkiye'nin temellerini attı." cümlelerine yer veriliyor.


Mustafa Kemal Atatürk'ün reformcu kişiliği ön plana çıkartılıyor. Türkiye'nin Sevr Anlaşması'ndan Lozan'a uzanan kuruluş yolculuğu ise şu cümlelerle özetleniyor:


Küçük bir ordunun lideri olan Kemal, buradan itibaren tarihin gidişatını tersine çevirecek ve 1923'te ilan edilen, Türkiye Cumhuriyet'inin çok daha lehine olan yeni bir barış anlaşmasını dayatacaktır.

tuva, tuvart haber, anıtkabir, Atatürk


Anıtkabir'e Kompleksli Vurgu : "Diktatör" ve "Popüler Tarikat" Benzetmeleri


Historia dergisinde Le Monde gazetesinde de makalelerine yer verilen Fransız gazeteci Marc Semo'nun "Modern Türkiye'nin mucidi Atatürk" başlıklı makalesinde ise Anıtkabir için "Ankara'da resmi ziyaretler için zorunlu uğrak yeri" ifadesi kullanılıyor.


Lenin ve Mao'ya dair büst ve portreler kendi ülkelerinde kaybolurken Atatürk için durumun tam tersi olduğunun altı çiziliyor, bununla birlikte Türkiye'de Gazi'ye yönelik ilgiyi "Popüler Tarikat" olarak yorumluyor:


"Sade gri taş bir bina, Atatürk'ün - 'Türklerin babası', daha doğrusu Meclis tarafından kendisine 1934'te verilen 'Türk-baba' unvanının mozolesi - Ankara'nın eski merkezine hakim... Ve Atatürk'ün zorunlu uğrak yeri olmaya devam etmekte. Resmi ziyaretlerde tüm devlet başkanları veya yabancı hükümet temsilcileri buraya geliyor. 2017'de 'Atatürk'ün biyografisi' kitabının yazarı Fabrice Monnier, 'Dünya tarihindeki benzersiz bir gerçek, ortadan kaybolmasının üzerinden yarım yüzyılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, bir diktatörün hayattayken olduğu gibi neredeyse aynı resmi ve popüler tarikata bağlı olmaya devam etmesi' diye belirtiyor. Lenin ve Mao'nun büst ve portreleri kendi ülkelerinde neredeyse yok oldu. Atatürk'ün heykelleri hâlâ Türk kasaba ve köylerinde, her yerde duruyor. Sivil kıyafetli veya üniformalı portreleri tüm resmi binalarda asılı. Jakoben modelden esinlenerek Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkıntıları üzerinde laik bir cumhuriyet kuran general, her yerde varlığını sürdürüyor."


"Büyük reformcu aşağılayıcı Sevr Antlaşması'ndan sonra Türk milletini nasıl inşa etti?"


Historia dergisinin ele aldığı konulardan biri de Türkiye'nin Lozan Antlaşması'na giden yolda neler yaşadığı ile alakalı:


"1914 yılında Osmanlı İmparatorluğu sonsuz görünüyordu. Ancak Sevr Antlaşması (1920) ile mağlup edilen bu ülkenin fiilen ortadan kalkacağı öngörülüyordu. Atatürk daha sonra 1923 Lozan Antlaşması ile geçerli olan Türkiye sınırlarını zorla yeniden çizecekti."


tuva, tuvart haber, Atatürk, Türkiye


Cumhuriyetin Kuruluşuna "Sancılı Doğum" Benzetmesi


Historia dergisindeki "Batıya doğru!" başlıklı makalede ise Mustafa Kemal'in hantal Osmanlı hanedanından kurtulduğu, yeni toplum projesini açıklarken, ülkenin dindarlarını dehşete düşürdüğü yorumuna yer veriliyor.


Cumhuriyetin ilanı ise "sancılı doğum" diye niteleniyor:


"Genç general Mustafa Kemal, Türk direnişinin örgütleyicilerinden biriydi. Türkiye'de modernlik çağı 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin ilanıyla başlamıştır. 12 milyon Türk vatandaşını şaşırtan sancılı bir doğum... Bu 'Yukarıdan Devrim', popüler bir kahraman ve benzersiz bir stratejist olan Kemal'in izinden giden bir grup üst düzey subay ve birkaç ilerici entelektüel tarafından istendi ve dayatıldı."


Aynı yazıda Atatürk için "Temelde anti-komünist olmasına rağmen, Rus Bolşeviklerle ittifak kurarak onlardan silah ve mühimmat almakta bir an için tereddüt etmiyor" değerlendirmesi yapılıyor.

"1919'dan 1922'ye kadar Yunan işgalcilere karşı yürütülen çatışma sırasında, Lozan Antlaşması ve modern Türk devletinin kuruluşuyla sonuçlanan 'bağımsızlık savaşı' esnasında Mustafa Kemal, pragmatizmin sayısız örneğini verdi" ifadesi dikkat çekiyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün İslam ile ilgili ilişkisi hakkında "Ülkenin yeni lideri, dini milliyetçi amaçlar için kullandıktan sonra, 1924'ten sonra onu nasıl susturacağını da biliyordu." yorumuna yer verilen "İslam gözetim altına alındı" başlıklı yazıda ise Atatürk'ün din ile bağlantısının günümüzde de tartışmalı bir konu olduğu iddia ediliyor:


"Atatürk'ün genelde din, özelde ise İslam'la bağlantısı hâlâ tartışmalı bir konu. Bazıları için Cumhuriyetin kurucusu, ateşli bir uygulayıcı olmasa da yine de İslam'ın simgelerine özel bir önem veren inançlı bir Müslümandı. Bazıları için ise Mustafa Kemal bir agnostik, hatta bir ateistti; yalnızca dinin siyasi yaşamdaki yaygınlığına karşı mücadele etmekle kalmıyor, aynı zamanda toplumdaki dini inançları yok etmeye de çalışıyordu"



tuva, tuvart haber, Atatürk, Türkiye


Atatürk'ün Güvendikleri...


Eylül ayı sayısının büyük bölümünü Mustafa Kemal Atatürk'e ayıran Historia dergisinde, Gazi'nin silah arkadaşlarıyla ilişkisi de ele alınıyor. Atatürk'ün hem askeri hem siyasi kariyeri boyunca İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak'a güvenebildiği öne sürülüyor:


Kurtuluş Savaşı'nın (1919-1922) Türk kahramanları, üç büyük şahsiyeti, Mustafa Kemal Atatürk ve onun neredeyse bambaşka egoları olan iki baş teğmeni Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü'dür. 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi'nin yenilgiyi teyit etmesi üzerine Mustafa Kemal, Suriye'yi İngilizlere karşı savunan 7. Osmanlı Ordusu'nun komutanlığını yaptı. 1938'deki ölümüne kadar en yakın işbirlikçileri olacak diğer iki subayla da bu cephede yakın ilişki kurdu. Onlar da kendisi gibi Harp Okulu mezunu Fevzi ve İsmet'tir. Her ikisi de çok dindar olsalar da, dindar olmasalar da, Osmanlı İmparatorluğu'nun haritadan silinme tehlikesi altında batılılaşması gerektiği yönündeki inancını paylaşıyorlardı."


Atatürk ve Osmanlı


Fransız dergisi Historia'da Atatürk ile ilgili ele alınan konulardan biri de Osmanlı Hanedanı ile kurduğu ilişki üzerine:


"Mustafa Kemal'in siyasi emelleri, Ekim 1918'de, mütareke arifesinde VI. Mehmed'e yazdığı bir mektupta gün yüzüne çıktı. Genç general, Savaş Bakanı olma arzusunu dile getiriyordu. Sultan, siyasete bu girişi reddederek, Mustafa Kemal'in gelecekteki kararlarına damgasını vuracak bir düşmanlığı serbest bıraktı. Mehmed'in kendisini ölüm cezasına çarptırmasının ardından Kemal, 1299'dan bu yana imparatorluğu yöneten Osmanlı hanedanına 1922'de son vermekte hızlı davrandı.


Kaynak : Şarkul Avsat







9 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comentarios


Tuva, Tuvart, Tuva Art, Tuvart Haber

Haber

bottom of page